Bir ressama çok yakından baktığınızda, sadece fırça darbelerini ve boya topaklarını görürsünüz. Resmin bütününü, kompozisyonu veya perspektif hatalarını fark edebilmek için geriye doğru birkaç adım atmanız gerekir.
İş dünyasında da durum tam olarak böyledir. İşletmeler, kendi operasyonlarının içine o kadar gömülürler ki, süreçlerin nerede tıkandığını, verimsizliğin nereden kaynaklandığını göremez hale gelirler. Yönetim literatüründe buna “İşletme Körlüğü” (Operational Blindness) denir.
Peki, firmalar neden kendi hatalarını göremez ve dışarıdan bir “danışman gözü” bu düğümü nasıl çözer?
“Biz Hep Böyle Yaparız” Tuzağı
Bir şirketin büyümesinin önündeki en büyük engel, rakipleri veya pazar koşulları değil; çoğu zaman şirket koridorlarında yankılanan şu cümledir: “Biz yıllardır bu işi böyle yaparız.”
Rutinler, başlangıçta işleri hızlandırmak için oluşturulur. Ancak zamanla teknoloji değişir, müşteri beklentileri evrilir ve pazarın dinamikleri farklılaşır. Eğer süreçleriniz bu değişime ayak uyduramazsa, bir zamanlar “hız” sağlayan rutinler, şimdi ayağınıza dolanan “prangalara” dönüşür.
İçerideki ekipler, günlük yangınları söndürmekle o kadar meşguldür ki, yangının neden çıktığını sorgulayacak vakitleri (veya enerjileri) kalmaz. İşte bu noktada işletme körlüğü başlar.
Görünmeyen Tıkanıklıkların Belirtileri
Eğer firmanızda aşağıdaki durumlardan birkaçı yaşanıyorsa, muhtemelen farkında olmadığınız bir verimlilik sorunu yaşıyorsunuzdur:
- Mükerrer Veri Girişi: Aynı bilgi, satış departmanı tarafından bir Excel’e, muhasebe tarafından başka bir programa, depo tarafından ise bir deftere mi giriliyor?
- Kişiye Bağımlı Süreçler: “Ahmet Bey izinli, o dönene kadar bu onayı veremeyiz” cümlesini sık sık duyuyor musunuz?
- Raporlama Çilesi: Yöneticilerin önüne net bir rapor koymak için ay sonunda tüm ekip günlerce mesai mi harcıyor?
- Teknoloji Yorgunluğu: Bir sürü yazılım lisansınız var ama hala işler Whatsapp gruplarından mı yürüyor?
Neden Dışarıdan Bir Göze İhtiyaç Duyulur?
Pek çok yönetici, “İşimi benden iyi kimse bilemez” düşüncesiyle danışmanlık hizmetine mesafeli durur. Ancak danışmanlık, işinizi size öğretmek değildir; işinizi yaparken göremediğiniz engelleri size göstermektir.
Profesyonel bir danışmanlık hizmeti, süreçlerinize şu üç kritik katkıyı sağlar:
1. Duygusal Bağlardan Arınmış Objektiflik
Şirket içi çalışanlar, kurdukları sistemlere veya alışkanlıklarına duygusal olarak bağlı olabilirler. Bir departman yöneticisi, kendi kurduğu verimsiz bir süreci savunabilir. Dışarıdan gelen bir uzman ise “politik dengeleri” veya “hatır gönül ilişkilerini” düşünmez. Sadece veriye, akışa ve sonuca odaklanır. Gereksiz bir adımı, kimin kurduğuna bakmaksızın eleyebilir.
2. “Neden?” Sorusunu Sorma Cesareti
Yıllardır süregelen bir alışkanlık, içerideki çalışanlara “doğal kanun” gibi gelir. Bir danışman ise gelip şu basit soruyu sorar: “Bu raporu neden her hafta çıktı alıp arşivliyorsunuz? Bunu son 2 yılda kimse okudu mu?” Genellikle cevap şaşırtıcı bir sessizlik olur. Doğru sorular, çözüme giden yolun yarısıdır.
3. Teknoloji ve Süreç Entegrasyonu
Genellikle firmalar sorunu “yazılım eksikliği” sanar ve pahalı programlar satın alır. Oysa sorun çoğu zaman yazılımda değil, o yazılımın iş süreçlerine entegre edilememesindedir. Uzman bir danışman, önce “süreci” iyileştirir, sonra o sürece en uygun “teknolojiyi” (ERP, CRM vb.) önerir. Yanlış kurgulanmış bir süreci dijitalleştirmek, sadece hatayı hızlandırır.
Sonuç: Değişim Konfor Alanının Dışında Başlar
Körleşilen süreçleri fark etmek zordur, çünkü konforludur. Alışılmışın dışına çıkmak, statükoyu bozmak cesaret ister. Ancak günümüzün rekabetçi dünyasında, verimsiz süreçlerin maliyeti, danışmanlık maliyetinden çok daha yüksektir.
Bazen en iyi çözüm, pencereyi açıp içeriye taze bir havanın girmesine izin vermektir. İşletmenizin potansiyelini açığa çıkarmak için, resme bir adım geriden bakmayı bilen profesyonellerle çalışmak, bir lüks değil, stratejik bir zorunluluktur.
Diğer Yazılar
Tekstil Sektöründe Verimliliğin Stratejik Önemi
Tekstil ve hazır giyim sektörü, küresel rekabetin en yoğun olduğu, kâr marjlarının hammadde ve enerji maliyetlerine doğrudan bağlı olduğu endüstrilerin başında gelir. Bu ekosistemde verimlilik; sadece üretim hızını artırmak değil, kaynakları (zaman, insan gücü,...
Kazanılan Zaman, Kazanılan Rekabet Gücüdür. ERP: Operasyonel Hızın ve Verimliliğin Anahtarı
Günümüz işletmelerinde rekabet sadece maliyet ya da kaliteyle değil, zamanı ne kadar doğru yönettiğinizle belirleniyor. Üretimden satınalmaya, finanstan sevkiyata kadar geçen her dakika; müşteri memnuniyetini, teslimat hızını ve kârlılığı doğrudan etkiliyor. Ancak...

